Koronavirüsle ilgili merak edilenler

HANGİ AİLEDEN.JPG

Covid-19’u grip gibi diğer hastalıklardan ayıran nedir? Koronavirüs hangi virüs ailesinden gelmektedir?

Netleştirmek adına söylemek gerekirse, Korona virüs (SARS-CoV-2) grip değildir. Korona virüsünün yol açtığı hastalık, gribe göre farklı semptomlar gösterir, daha hızlı yayılır, daha öldürücüdür ve grip virüslerine göre tamamen farklı bir kökenden gelir. Bu korona virüsleri ailesinin insanlara bulaşabilen edebilen 6 üyesi daha vardır. Bunların 4 tanesi: OC43, HKU1, NL63, ve 229E insanları yüz yıldır yumuşak bir şekilde uğraştırmaktadır ve genel soğuk algınlığı hastalıklarının üçte birini oluştururlar. Diğer ikisi ise MERS ve SARS (veya Klasik SARS, veya SARS-1 olarak bilinir) çok daha yıkıcı hastalıklara yol açmaktadır.

 

Korona virüs (SARS-CoV-2) nasıl bulaşır ve vücudu nasıl etkiler?

Koronavirüs genel olarak solunum yolu üzerinden; enfekte olan bir kişiden öksürme, aksırma, hapşırma sonucu veya yakın temas ile bulaşır. Vücudunuzun virüsle uzun süre temas etmesi virüsün enfekte etmesi olasılığını artırır çünkü temas arttıkça virüsün kuluçka süresi kısalır ve vücudunuza çok daha çabuk yerleşir. Bu yüzden sağlık çalışanları ve enfekte kişilerle beraber yaşayanlar daha riskli nüfus grubunda bulunurlar.

Aslında çoğu solunum yolu virüsleri, ya üst solunum ya da alt solunum yollarını etkiler. Genel olarak üst-solunum yolu enfeksiyonları daha kolay yayılır ama daha yumuşak atlatılır. Öte yandan alt-solunum yolu enfeksiyonları daha zor bulaşır fakat vücut için daha yıkıcı olur. Korona virüs ise öyle gözüküyor ki hem üst hem de alt solunum yollarını aynı anda enfekte etmektedir. Muhtemel sebebi ise Furin proteinlerini sömürebilme yeteneğidir. Bu ikili etki aynı zamanda virüsün neden herhangi bir belirti göstermeye başlamadan insandan insana bu kadar kolay yayılabildiğini de açıklıyor. Virüsün geç belirti gösterme durumu virüsün kontrol edilmesini giderek daha zorlaştırıyor. Virüs henüz üst-solunum yolunda herhangi bir belirti göstermezken diğer insanlara bulaşabiliyor ve alt-solunum yoluna geçip ağır semptomlara yol açmadan vücut içinde hayalet gibi yayılabiliyor.

 

Koronavirüs mutasyona uğrayacak mı?

Bu konuda birçok görüş olmasına rağmen gerçek şu ki virüs henüz ciddi anlamda bir değişikliğe uğramadı. Tüm virüsler ve canlılar nasıl mutasyona uğruyorsa, koronavirüs de normal seyrinde değişimler geçiriyor. Yüzün üzerinde sayıda keşfedilmiş farklı korona virüs mutasyonlarına rağmen, mutasyonların herhangi bir türü baskın çıkmadı. Bu da aslında hiçbirinin öne çıkmadığını gösteriyor. Şimdiye kadar gözlemlendiği kadarıyla virüs gayet stabil seyrediyor çünkü mutasyona uğramasını gerektirecek bir eksikliği yok: Evrimsel açıdan yapması gereken işi mükemmel yapıyor, insanlık tarihinde şimdiye kadar bilinen, en hızlı yayılan virüslerden biri. Bu sebepten değişime uğraması için bir neden yok; evrimsel olarak değişmesi yönünde bir baskı hissetmiyor. Fakat öbür taraftan eğer herkesi enfekte ederek bu kadar öldürücü olduğunu fark ederse, artık konaklayacağı bir insan vücudu kalmadığını görerek, daha az zararlı veya daha az yayılmacı bir türe doğru mutasyona uğrayabileceği görüşü de hakim.

 

 

Korona virüsü daha önceki salgınlardan çok daha yıkıcı yapan nedir?

Koronavirüs salgınından bir önceki virüs salgını olan Kuş Gribi (H5N1 virüsünün yol açtığı Infleunza türü) ortaya çıktığı sene başarılı bir küresel teyakkuzla sonlandırılabilmişti ve yıllar boyu tekrarlamadı. Fakat ilginç olan şu ki, Kuş gribinin yayılmasını engelleyen sebep korona virüsün yayılmasını sağlayan sebeple aynı. Kuş gribine yakalanan insanlar hemen enfeksiyonun belirtilerini gösteriyor ve ciddi şekilde hastalanıyorlardı. Kuş gribinin öldürücülük oranı (mortalite) %60’tı. Yani yakalandığınızda büyük olasılıkla ölüyordunuz. Korona virüs hastalığında ise ölümcüllük oranı şimdilik %1-2 aralığında.  Doğanın diyalektiği diyebileceğimiz bir süreç işliyor: Korona virüsün erken belirti vermemesi ve yüksek düzeyde öldürücü olmaması, onun bu kadar çabuk yayılmasına ve tüm dünyayı etkilemesine yol açıyor. Kuş gribi salgını çok daha öldürücü (%60 mortalite) olmasına rağmen 2003 yılından bu yana tüm dünyada sadece 455 insanın ölümüne sebep oldu. Tam tersi taraftan, kuş gribine kıyasla çok daha yumuşak olan ve öldürücülüğü %1’nin aşağısında seyreden sıradan grip virüsleri her sene yüzbinlerce insanın ölümüne yol açıyor.

Korona virüs hastalığı (SARS-CoV-2) ile aynı familyadan olan bir önceki SARS virüsü hastalığının öldürücülük oranı çok daha yüksekti. Fakat Covid-19’un insanlar arası geçişi SARS’tan çok daha hızlı. SARS, 18 yıl önce tüm dünya için oldukça ürkütücü oranlarda öldürücülüğe sahip bir hastalıktı. Fakat asla Covid-19’un ulaştığı bulaşma ve öldürme düzeyine erişemedi çünkü SARS sadece çok hastalanan kişilerden bulaşabiliyordu. Covid-19 ise tam tersine az hasta olan veya herhangi bir belirti göstermeyen insanlardan bile bulaşabiliyor. Bu sebepten Korona virüsün (Covid-19) yakın zamandaki diğer salgınlara kıyasla kontrol altına alınması çok daha zor ve hangi metotlarla tam olarak önlenebileceği henüz bilinmiyor.

Sonuç olarak, korona virüsün bu yıkıcılığının sebebi aslında ironik bir biçimde yüksek düzeyde ölümcül olmamasında, uzun kuluçka süresinde ve hastalığı anlayana kadar herhangi bir belirti göstermeyip başka insanlara kolaylıkla bulaşabilmesinde yatıyor.

Önceki
Önceki

Neden bazılarımız Covid-19 (Koronavirüs) hastalığından daha kötü etkileniyoruz?

Sonraki
Sonraki

Koronavirüsten kurtulmak için bağışıklık güçlendirici kullanmalı mıyız?