Korona herkesi eşit mi etkiliyor?
Koronavirüs herkese bulaşabilme kapasitesi ile tüm insanlara eşit davranıyor gibi gözükebilir fakat virüsle temas etme ve enfekte olma ihtimali açısından çok eşitsiz bir dağılım olduğunu görebiliyoruz. Örneğin Amerika’da en düşük gelire sahip mahalleler, Koronavirüsün bulaştığı insan sayısı en fazla olan yerler. Tabi ki bunun başlıca sebebi, beyaz yakalı çalışanların yaptıkları işler gereği çoğunlukla evden çalışabilmesi. Bu yüzden, orta-üst sınıflar, her gün işe gitmeye devam etmek zorunda kalan alt sınıflara göre daha az risk altında kalıyorlar. Üst sınıfların evlerinden çalışabilmelerini sağlayan düzen; kargoyla paket taşıyan, yemek servisi yapan, gıda tedarik zincirini sağlayan, marketlerde rafları dolduran ve kasalarda duran insanlar sayesinde işliyor. Niteliksiz işçilik (unqualified labor) olarak küçümsenirken, bir anda vazgeçilmez işçilere (essential labor) terfi eden alt sınıflar hem sürekli dışarda olup başka insanlarla temasa yakın oldukları için, hem de daha kalabalık evlerde yaşadıkları için hem kendileri hem de aileleri açısından daha riskli bir durumdalar. Bulaşıcı hastalıklar, tarih boyunca ve günümüzde her zaman toplumsal piramidin alt basamaklarında olanları daha kötü etkilemiştir. Hindistan, Delhi’de yapılan bir çalışma, grip salgınlarının şehrin en yoksul bölgelerini vurduğunu ve bunun aslında hastalığın yayılmasını çok daha hızlandırdığını gösteriyor.
Dışarıdan yemek sipariş ettiğimizde virüs bulaşır mı ve dışardan sipariş vermek ahlaki olarak doğru mu?
Virüsün yemeklerden bulaştığına dair henüz hiçbir kanıt yok. Virüs solunum yoluyla bulaştığı için, sadece dışarıdan söylediğiniz yemeklerin paketlerini çöpe attıktan sonra elinizi yıkayarak yemeğinizi yiyebilirsiniz. Yemek ve market alışverişlerini taşıyan kuryeler bu dönemde çalışmak zorunda kalan insanlar. Bu yüzden herhangi bir sipariş verirken ahlaki olarak yanlış bir şey yapıyor muyum diye düşünebiliriz. Çalışmak durumunda olanlara, işten çıkarılmak ile enfekte olma riski arasında seçim yapma zorunluluğu dayatıldığından elbette ki bu insanlar çalışmayı seçiyorlar. Çalıştıkları sürece de işlerini kaybetmemek için siparişlerin devam etmesini isterler. Bu konuda ahlaki olan davranış, çalışmak zorunda kalan insanlara destek olabilecek resmi politikaların öne çıkarılması olabilir.
Ayrıca bu tarz ikilemler göründüğü kadar basit olmayabilir. Sipariş vermek yerine ihtiyaçlarınızı almak için markete gittiğinizde aslında çok daha fazla insanı ve çalışanı risk altına atmış olursunuz. Bu yüzden evde kalarak zaruri ihtiyaçlarınız için sipariş vermek ve bu zor günlerde çalışmak zorunda kalan insanları desteklemek, onlara iyi davranmak en iyi seçenek olabilir.